Preloader image

Azərbaycan Jurnalistlər Birliyi Sumqayıt şəhər təşkilatının Gündəlik Analitik İnformasiya Agentliyi

Mustafa ZENGİN."BİR DÖNEM MİNDERLERİN EFSANE MİLİ GÜREŞÇİSİ TOKATLI İBRAHİM ZENGİN"
4-06-2017, 12:00
Xeberler / Kumbet
Redaktə
http://s019.radikal.ru/i620/1706/73/2c1f9645f9bf.jpg


12 Haziran 1931 yılında Amasya’nın Bağlıca köyünde dünyaya geldi. (12 Haziran Amasya’nın kurtuluş günüdür.)
İbrahim Zengin aslen Aydın Yörüklerinden olan Aydın’dan sürüsü ile çıkıp çeşitli yerlerde konaklayarak gelen Amasya’nın Bağlıca köyüne yerleşmiş olan olan Nuri Ağa’nın yedi çocuğunun en büyüğüdür. Okula gidememiş, okuma yazmayı askerlikte öğrenmiştir. Köyde yaşadığı dönemlerde çobanlık yapmıştır.
Çocukluk yılları ve gençlik yıllarında köy düğünlerine babasından habersiz katılmış, düğünlerde yaptığı güreşlerdeki başarılarıyla dikkat çekmiştir. Nuri ağadan habersiz devam eden güreş sevgisi bir gün düğün güreşinde kazandığı koçu eve getirmesi üzerine, babasının “Sen davarı bırakıp güreşmeye mi gittin?” çıkışı Bağlıca köyünden ayrılmasına sebep olmuştur. Köyden çıktığı o tarihlerde geleneksel olarak her yıl yapılan Turhal’daki panayır güreşlerine katılmış, yaptığı güreşlerde Turhal Şeker Fabrikası’nın takımını çalıştıran antrenörlerin dikkatini çeken İbrahim Zengin Turhal Şeker’in güreş takımının kadrosuna alınmıştır.1976 yılında da buradan emekli olmuştur.
1949 yılında Tokat’ta Yüksek Kahve ve Otelini işleten Uzun Sabri adıyla bilinen Sabri Aydın’ın kızı Safiye Hanım ile evlenmiştir. Güreş yaptığı yıllarda Yüksek Otelde kalan ve bu sırada vakit namazlarını Behzat Camiinde kılan İbrahim, cami İmamı Hafız Akgül’ün dikkatini çekmiş, Sabri Aydın’a yaptığı öneri ile Safiye’yi İbrahim’le evlendirmişlerdir. 1949-1950 yıllarında askerlik vazifesini Ankara Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’nda yapmıştır. Bu mutlu evlilikten Zehra, Mustafa, Perihan, Abdullah ve Ekrem doğmuştur.
İbrahim Pehlivanın hocaları, zamanın ünlü pehlivanlarından Nuri Boytorun (1908-1988), Yaşar Doğu (1913-1961) ve Celal Atik’tir (1918-1979). 1951 yılında Dünya Güreş Şampiyonası için Helsinki’ye giden güreş takımında Yaşar Doğu, Nurettin Zafer, Haydar Zafer, Nasuh Akar, Celal Atik, Ali Yücel, Adil Candemir gibi ünlü güreşçilerin yanında İbrahim Zengin de vardır. Hepsi de şampiyon unvanıyla yurda dönmüştür. İbrahim Zengin bu şampiyonada hafif sıklet 67 kiloda bronz madalya kazanmıştır.
İbrahim Zengin’in başarıları onu “Devlet Sporcusu” unvanına kadar götürmüş, kendisine şeref aylığı bağlanmıştır.
DERECELERİ:
1951 Helsinki Finlandiya dünya üçüncüsü
1956 Melbourne Avustralya olimpiyat ikincisi
1956 İstanbul Dünya Kupası birincisi
1957 Saraybosna Yugoslavya Akdeniz Olimpiyatları birincisi
1965 Kırkpınar Başaltı ikincisi
1951-1953-1955-1956-1957 Türkiye şampiyonlukları
İran-Yunanistan-Almanya-Bulgaristan-Rusya-İsviçre ve Avusturya’da yapılan güreş turnuvalarında birincilikleri vardır. Bu müsabakalarda aldığı ödüller benim evimin en güzel yerinde özenle muhafaza edilmektedir.
Efsane Güreşçiden Uyarı ve tavsiyeler:
Amasya‘da ismini taşıyan güreş eğitim merkezine yaptığı ziyarette genç güreşçilerle sohbet eden 80 yaşındaki eski milli güreşçi İbrahim Zengin, "Türkiye‘de futbola verilen önemin onda biri güreşe verilse her dönem onlarca şampiyon çıkarırdık. Dışarıdan sporcu ithaline gerek yok, Türkiye büyük nüfusuyla bir sporcu fabrikası durumunda. Önemli olan altyapıyı desteklemek ve spora saygı duymak"
Kariyerinde dünya şampiyonluğu, Adriyatik olimpiyatları şampiyonluğu, olimpiyat ikinciliği, dünya üçüncülüğü gibi uluslar arası başarılar ve 5 Türkiye şampiyonluğu bulunan İbrahim ZENGİN, genç sporculara alkol ile sigara gibi kötü alışkanlıklardan uzak durmalarını ve çok antrenman yapmalarını önerirdi.
Güreşi bıraktıktan sonra Turhal’da yaşamaya devam eden İbrahim ZENGİN Alzheimer hastalığı ve kalp yetmezliği nedeniyle Turhal Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak 09.07.2013 tarihinde Tokat Devlet Hastanesinde hayatını kaybetti.
Amasya doğumlu olmasına rağmen Tokat bölge sporcusu olarak güreş hayatına devam eden İbrahim Zengin, gösterişten uzak mütevazı bir hayat sürmüştür. Dünya minderlerinde milli mayoyu manevi hazdan başka hiçbir beklentisi olmadan gururla giymiştir. Hastalığı sırasında ve vefatından sonra Türkiye Güreş Federasyonu ve diğer yetkililerin ilgisizliği ailesi olarak bizleri derinden yaralamıştır.
Teqlər:
Məqaləni bəyəndinmi?
Dostlarla bölüşmək:
comments powered by HyperComments
up